• Bulanık

Jimi Hendrix - 2

En son güncellendiği tarih: Mar 16

Çağatay BAL

Bu yazımıza da Jimi Hendrix’in efsane performansından bahsederek başlayalım. Adam öleli yıllar olmuş zaten hemen öldürmek adil olmaz değil mi, önce bir hakkını vererek yaşatalım adamı. Zaten nasıl öldüğünden çok nasıl yaşadığından bahsetmeli insan…


Efsanevi Woodstock festivali; 3 gün boyunca barış ve müzik mottosuyla New Yorktaki bir çiftlikte yaklaşık 400 binden fazla katılımcının (çoğunluk hippi) katılımıyla 1969 yılında gerçekleşmiş olağanüstü bir etkinliktir. O meşhur çiçek çocuklarını, cinsel devrimcileri temsil eden gerçek özgürlüğün, müziğin, birlikteliğin yaşanmış olduğu festival.


İnsanlara bir defaya mahsus geçmişe gitmek için şans verseler eminim çok farklı zaman ve mekânlar duyarsınız fakat benim cevabım Woodstock festivaline katılmak olurdu. O ortamı, ruhu yaşamak, paylaşmak, bir parçası olabilmek aslında çok büyük bir ayrıcalık. O festivalde dönemin en etkileyici sanatçıları ve grupları sahne almış. Mountain ve Santana'dan tutun da Janis Joplin, The Who, Jefferson Airplane ve Ravi Shankar’a kadar akla hayale gelmeyecek kişilerin ve grupların bir araya geldiği bir etkinlik. Peki sizce sahneye çıkmak için en fazla parayı alan, festivale damgasını vuran ve o efsane festivalin ikonu haline gelmiş olan kişi kim? Tabii ki Jimi Hendrix.. 1969 yılı için tamı tamına 15 bin dolardan bahsediyoruz, deli paralar yani..


Aslında Jimi Hendrix gibi bir adamın o festivale damga vurması çok şaşılacak bir durum değil ve bunu nasıl yaptığını gerçekten anlamak için o dönemde yaşayan bir Amerikalı olmanın şart olduğunu düşünüyorum. Yani o festivale Jimi kendi ülkesinin marşı olan “Star Spangled Banner” çalarak damga vurmuştur. Kendi gitarıyla, yorumuyla ve serzenişiyle o marşı çalarken Vietnam savaşında atılan bombalardan tutun savaş yerine barışa ne kadar aç bir benlik barındırdığını tüm samimiyetiyle aktaran biri ve o anı ölümsüzleştirmesi...


Dediğim gibi bunu gerçekten hissedebilmek için o dönemde yaşamış bir Amerikalı olmak gerekli ama kısaca neden bu festivalin efsaneleştiğini anlamışsınızdır.


Kendi gitarını sahnede yakmasından sonra her ne kadar o an içinden gelerek yaptığını söylese de Jimi'ye karşı birçok kez hareketlerinin yapmacık ve hileden ibaret olduğu konusunda yorumlar yapılmıştır. O ise bunu her defasında gülerek alaya almış ve bütün dünyanın koca bir hile olduğu şeklinde cevaplamıştır. Bence haklı da...


Festivale dönecek olursak, Jimi Hendrix alışılmışın çok dışında bir şekilde sahneye çıkmıştı. Eski grubundan kalan tek kişi baterist Mitch Mitchell’di. Bass gitaristi çok eski bir arkadaşı olan Billy Cox, ikinci gitarist olarak eski arkadaşı Lary Lee, konga davullardaysa Juma Sultan ve Gerardo “Jerry” Velez dahil olmuştu Jimi Hendrix'in yeni grubuna. “Gypsy Sun & Rainbows” isimli grubunu tanıtırken çingeneler grubundan başka bir şey değiliz demişti…


Tarihe adını kazımış olan bu festivalin anısına birçok Woodstock Festivali düzenlendi ve bir sonraki de önümüzdeki yıl (2017'de) İstanbul'da olacak sanırım. Umarım doğrudur ve bu ruhu yaşatmak için orada buluşuruz! Bu yazımız kısa olsa da yine Sri Chinmoy’a ait olsa da Jimi Hendrix ile özdeşleşmiş bir cümleyle bitirelim ve bir sonraki yazı için okurlarımızı selamlayalım, “Sevginin gücü, güce olan sevgiyi yendiğinde, dünya barışı tanıyacaktır.”